Kan ayrımcılığı üzerine mükemmel bir kitap serisinin ilk kitabı.
İki farklı kana sahip insanların farklı muameleler gördüğü bir dünyada ezilen tarafın mücadelesi diye kısacık bir özet geçebilirim ama kitabın bundan çok daha fazlası olduğunu belirtmeliyim.
İlk kitabı bitirdiğimde ilk birkaç dakika kendime gelemedim. Şok olduğumu da net olarak söyleyebilirim. Sonra hemen ikinci kitabı okudum ve bu sefer daha çok şaşırdım ve etkilendim. Kesinlikle hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı bir dünya çıkıyor karşınıza ve siz sayfaları çevirdikçe daha çok meraklanacak ve şaşıracaksınız. Şimdi üçüncü kitabını okuyacağım ve onun da bol şaşırtmacalı ve merak dolu olacağına eminim.
Fantastik severlerin elinden düşürmeyeceği bir kitap olmanın yanında fantastik sevmeyenlerin de okumasını tavsiye edeceğim bir kitap serisi.
Tanzimat edebiyatının önemli isimlerinden yazı makinemiz Ahmet Mithat'ın, çok kolay okunabilir yüzlerce eserinden biri.
Tanzimat dönemi eseri olduğu için kusursuz olduğunu kimse söyleyemez ama zaten yazar da halka okumayı sevdirmek, ders vermek için yazdığı için okumakta pek güçlük çekilmiyor.
Türk edebiyatının geçirdiği dönemlerden birini sıkılmadan öğrenebiliriz bu kitapla birlikte. Kolay okunabilir bir kitap arayanlar için birebir.
En sevdiğim kitaplar sıralamasında ilk sıralara kolayca yerleşen bu kitap hakkında çok fazla şey söylemek istiyorum aslında ama kısaca önemli yerleri belirtsem iyi olacak. :D
Türkler fantastik kitap yazamaz diyenler, lütfen önce bu kurguyu okusunlar.
Olayların başından sonuna kadar beni merakta bırakan yazımına ek olarak özgün kurgusu da beni kendine bağladı.
Üçleme olacağını duyduğum kitabın bir sonraki kitabını merakla bekliyorum. Öyle ki popüler birçok kitaptan daha değerli olan bu kitaba hak ettiği değer verilmiyor.
Hak ettiği değeri bulması umuduyla ikinci kitabı bekliyor olacağım.
"Gerçeği görmezden gelmek, aydınlık bir sabahta gözlerimiz kapalı yürümeye çalışmak gibidir."
Bu kitabı alırken içeriği hakkında çok bir fikrim yoktu. Sadece fantastik bir kitap olduğunu düşünmüştüm ve tavsiyeyle aldığım için bir ara okurum diye bir köşeye bırakmıştım. Okuduğum zaman ise:
Tek kelimeyle hayran kaldım.
Bir uyarı yapayım öncelikle, kitabın ismine kesinlikle kanmayın!
Şöyle söyleyebilirim ki: kabullenmesi zor bir durumu kabullenme sürecini o kadar güzel işlemiş ki yazar. Üstelik bir çocuğun gözünden! Tekrar tekrar okuyacağım değil de bir kez okumayla aklımda yer etmiş bir kitap.
Mustafa İnan.
Eminim birçok kişinin -özellikle gençler- tanımadığı bir bilim adamı. Açıkçası bu biyografiyi okumadan önce ben de bilmiyordum ama şimdi iyi ki okumuşum diyorum. Hem bir biyografinin ne kadar ince ve titiz araştırmalar sonucu yazıldığını hem de önemli bir bilim adamının yaşamını öğrenmiş oldum.