"Kırık Hayal Kerkük," bir kitaptan ibaret değil; bir milletin kalbine düşmüş bir damla mürekkep gibidir. O, sadece Osman Pamukoğlu'nun kaleminden çıkan satırlar değil, aynı zamanda Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Misak-ı Millî ile çizdiği o kutsal sınırların ve yarım kalan hayallerin bir yansımasıdır.
Bu hikaye, bir liderin sadece toprak kazanma hırsını değil, milletinin geleceğini güvence altına alma dehasını anlatır. O, Hatay için "şahsi meselem" derken, aslında her bir vatan parçasının ne kadar kişisel bir dava olduğunu tüm dünyaya haykırmıştır. Kerkük,15 yıl daha yaşasaydı belki de Türkiye'nin bir parçası olabilecek olan, ancak tarihin acımasız cilvesiyle sınırlarımızın dışında kalan bir emanetidir.
İbrahim Kaypakkaya üzerine yazılan bir çok kitap okudum.
En etkileyicisi ise bu kitaptır.
İnandığı doğrular için ser verip,sır vermeyen bir yiğidin hikayesidir bu kitap.
Osman Pamukoğlunun en sevdiğim kitabıdır.
Bu kitap gerçek hayatta,bizlere bir rehber niteliğindedir.
Osman paşa bu eserde sosyolojik olarak,toplumumuzda negatif pozitif faktörlerin olduğunu bizlere göstermektedir.
Zaten Osman Paşa'nın yazdığı tüm eserler bir başyapıttır.
Yılmaz Güney'in eserinde yıllarca "Ezilenlerin" garibanlar olduğunu görebileceksiniz.
Bu kitabı okuduktan sonra şu fikire sahip oldum.
"Fikirlerin ve düşüncelerinin olmasının bir önemi yok.Zengin bir ailenin bireyi değilseniz,koca bir hiçsiniz."
Gariban olmak,Türkiye'de hayata 1-0 yenik başlamak demektir.
Yazarda bunu müthiş bir hikayeleme ile bizlere göstermiştir.
Yazar Birol Öztürk bu eserinde,kazım koyuncuyu a-z'ye biz okurlarına başarılı bir şekilde aktarmayı başarabilmiştir.
İnternet üzerinden kazım koyuncuyu araştırmak yerine,bu kitabı okumak yeterli diye düşünüyorum.