İçinden, rehinci vitrini dünyanın en ahlaksız görüntüsü, diye geçirdi. İnsanların kendilerince kutsal saydığı şeyler ile bir zamanlar değerli olan şeyler, herkesin gözü önünde sunuluyordu. Herkes ellesin, üzerinde pazarlık etsin diye.
"O dünyada insan, para gibi masum bir özendirici uğruna çalışmayacak. Saygınlık dedikleri o kafası olmayan canavara çalışacak. Diğer insanların takdir etmesi, onaylaması için. Onlar kendisi hakkında iyi düşünsün diye. Fikri olmasına izin verilmeyen insanların fikirleri uğruna. Sırf kolları olan, beyni olmayan bir ahtapot. Yargı mı, Peter? Yo, yargı değil."
İnsan yarı iyi ya da yarı dürüst olamaz. Kişilik bütünlüğünü sürdürmek zor bir savaştır. Kendi içinin yozlaşmış olduğunu bile bile böyle bir şey sürdürmeye neden uğraşsın? Ruhu o zaman kendine saygı duymayı bırakır. Artık elindedir o adam. Söz dinleyecektir. Memnun olacaktır söz dinlediğine. Çünkü kendine güvenemez. Güvensiz hisseder. Kirli hisseder.
"Cehenneme giden yol iyi niyet taşlarıyla döşelidir, derler", diyordu Banner.
"Yoksa nedeni, iyi niyetin nelerden oluştuğunu hiç öğrenememiş olduğumuz için mi?"