"Gail, bence dünyadaki tek gerçek kötülük, kendi birincil ilgilerini başka insanların içine yerleştirmek. Ben sevdiğim insanlarda her zaman belli bir kalite aramışımdır. Onu görünce de hemen tanımışımdır. İnsanlara saygı duyduğum tek özellik odur. Dostlarımı ona göre seçerim. Şimdi artık biliyorum onun ne olduğunu. Kendine yeterli bir ego."
Kendi başına ayakta duran birini kabul etmeyip onun dışında her şeyi kabul edişlerine dikkat ediyor musun? Öyle birini hemen tanıyorlar. İçgüdüsel olarak. Ona karşı özel, sinsi bir nefretleri var. Katilleri bağışlarlar. Diktatörlere hayranlık duyarlar. Suç da şiddet de bir tür bağ. Ortak bağımlılığın bir türü. Bağlara ihtiyacı var onların. O küçük, sefil kişiliklerini, karşılaştıkları her bir kişiye zorla kabul ettirmeye kalkıyorlar. Buna ihtiyaçları var. Bağımsız adam, öldürüyor onları...
"Hem her yerde hem de hiçbir yerdedir. Onunla karşılıklı akıl yürütemezsin. O mantığa açık değildir. Ona laf söyleyemezsin. Duyamaz. Seni yargılayan, boş bir kürsü dir. Başıboş kalmış kör bir kitle, senin peşine düşmüş, akıldan ve amaçtan yoksun biçimde seni ezmeye kalkmıştır. Steven Mallory bu canavarı tanımlayamıyor ama onu tanıyordu. Korkup durduğu salyası akan hayvan bu işte. İkinci elci."
"Dikkat çekmek, beğenilmek, hayran olunmak... Başkalarının gözünde ama. Kendi öz saygıları pahasına. En önem verdikleri şeye bakarsan, yani değerler, yargılar, maneviyat açısından bakarsan, başkalarını kendilerinden daha ön plana alıyorlar. Gerçekten bencil olan insan, başkalarının onayından etkilenmez. Ona hiç ihtiyacı yoktur."