Parke taşı kaplı çukurlu dar sokaklarda tatlı tatlı sallanan arabayı elimde sigara sürerken, bir köşeden Füsun'un hayaleti bir anda karşıma çıkınca, hemen durup park eder ve onun yaşamakta olduğu bu güzel ve yoksul semte derin bir sevgi duyardım.
Keşke sevebilsem!" diye bağırdı. "Ne var ki sevebilmek tutkusunu yitirmişim sanki, sevmenin ne olduğunu da unutmuşum. Kendi kişiliğim omzumda yük olup çıktı