‘uzun bir süre kimseyle konuşmadım; içime döndüm.dünya ile arama uzaklık koydum.dünya güzeldi, içim de güzel olsun istedim. içimde bir suçluluk, hatta kötülük yokmuş gibi yaparsam, yavaş yavaş kötülüğü unuturdum. böylece hiçbir şey olmamış gibi yapmaya başladım. hiçbir şey olmamış gibi yaparsanız ve gerçekten de hiçbir şey olmuyorsa, hiçbir şey olmaz sonunda.’
‘insan yalnız olunca neler neler düşünür…gerçekleşmemiş hayallerini, uçup giden yıllarını, ilk aşk maceralarını…o pek gerilerde kalan yılları, erişilemeyen ve erişilemeyecek olan bir isteği hatırlamak, düşünmek de hoş bir şeydi. niye böyle olur? bunu da bilmez insan.ama zaman zaman bunları düşünmekten, o günleri yeniden yaşıyor gibi olmaktan hoşlanır.’