Oysa o sırada o da bizimle vedalaşıyormuş.
Ve onun vedalaşması kesinlikle bizimkinden çok daha dramatik olmuştur. Onun son düşüncelerine bir göz atabilir miyiz, orada olup bitenlere bakmaya (bir saniyeliğine) dayanabilir miyiz?
Siz olmadan nasıl yaşayacağım (hayır, artık kelime farklı), nasıl öleceğim,
nasıl ölümde kalacağım sonsuza dek? Sen olma-Jan, kardeşin olmadan, annen olmadan, torunlar olmadan, domates tarhları, bir türlü dikemediğim güller olmadan...
Geçmişte olup bitenler olmadan ve daha da kötüsü, gelecek-- olup bitecekler olmadan ölümde nasıl kalacağım (ya da ölümü nasıl sürdüreceğim)...
Ölmekte olanların hüznü böyle olmalı. Sadece geçmişle değil, gelecekle, hatta en çok gelecekle beslenen bir hüzün.