“Zaten, bir felakete sükûn ve itidalle tahammül edenlerin manzarası, o felaket için ağlayıp çırpınanların manzarasından çok daha korkunç ve ezicidir.”
Bazı yazarların bazı cümleleri yazarkenki anlarını gözümde canlandırır; masada oturur vaziyette mi yoksa bir odada dolaşıyor mu?, aydınlık bir yerde mi yoksa loş mu?, kalabalık mı yoksa yalnız mı?, 1 sn öncesinde başka mıydı düşündüğü yoksa tek seferde yazıp geçti mi? vb. bir sürü detayı hayal ederim. Hele bazı cümleler var ki o an orda olabilmeyi sadece uzaktan izlemeyi nasıl isterim. Bu cümle, onlardan biri. Yusuf’ un hikayesini bilenler bu cümlenin neye tezahür ettiğini hisseder.