Üçüncü Dünya'daki diğer aydınlar gibi, Batı'nın eğitsel ve materyal zenginliği karşısında gözlerini kamaştırmaktadır. Kürtler bir Batılı tarafından yapılan en sınırlı ve en sıradan çalışmayı bile göklere çıkarırken, kendi Kürt kardeşlerinin önde gelen eserlerini herkesten önce kötüleyip küçümsemekte önceli kimseye kaptırmamışlardır. İçinde bulundukları çaresizlik dolu mevcut ekonomik ve kültürel koşullardan dolayı kafaları karışan, gücenen ve içe kapanan pek çok Kürt aydını, farkında olmaksızın kendi inkarının bir aracı haline gelmiştir.