Değerli okurlar, eminim çoğumuz bir kere de olsa "Neden kitap okuyorsun?" veya "Kitap okumak zaman kaybı" gibi sözlere maruz kaldık. Ben kendimce şöyle cevaplamak istiyorum:
Kitap okurken farklı dünyalara dalıyorum.
Kendi hayatımın sınırlarından çıkıp hiç gitmediğim yerlere gidiyorum. Bazen bir karakterin acısını hissediyorum, bazen de onun mutluluğuyla gülümsüyorum. Kitaplar bana yalnız olmadığımı hatırlatıyor. Düşüncelerimi büyütüyor, hayallerimi genişletiyor. Sessiz bir sayfanın içinde bile binlerce ses olduğunu öğretiyor.
Peki siz değerli okurlar, neden kitap okuyorsunuz? Yorumlarda buluşalım. 🙏🏻
“Eski Çağlar‘da bir delikanlı, insanların dişlerini tedavi eden bir hekimin kızına aşıktır. Sırf kızı görebilmek için oraya gider delikanlı ve sevgilisinin yüzüne bakarak 32 sağlam dişini çektirir. Şimdi bu eylem üzerine hangi sevda sözlerini ekleyebilirsin ki? Hepsi zayıf kalır.”
“ Her evlilikte bütün kadınların olduğu gibi onun da galiba Andrey Antonoviç'e karşı uyguladığı, adamcağızı çileden çıkarmadaki başarısı pek çok kez kanıtlanmış, kendine özgü bir yöntemi vardı; bu yöntem, susmaktı:
Bir saat, iki saat, bir gün, hatta bazen üç gün karşısındakini yoksayan, küçümseyen bir sessizliğe gömülürdü; öyle kaskatı bir sessizlik ki, Andrey Antonoviç ne derse desin, ne yaparsa yapsın, isterse üçüncü kat penceresine çıkıp kendini aşağıya atmaya kalksın, ağzını açmazdı.
Duygusal bir insan için katlanılması zor bir durum!
Sayfa 554 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu