yigit

yigit
@Philosopia
@_yigit_alkan
23 okur puanı
Mayıs 2024 tarihinde katıldı

yigit

, bir kitap okudu
10/10
·575 syf.·
15 günde okudu
·
2025 25. kitabı
Johann Wolfgang Von Goethe
8.2/10 · 16,8bin okunma

yigit

, bir kitap okudu
9/10
·160 syf.·
3 günde okudu
·
2025 24. kitabı
Heinrich Heine
9.1/10 · 34 okunma
Alman tini
Alman tininin derinliği ve belki de kendi içinde öz-benlik hesaplaşmasının sebebi romantik yorumlama veya alegoriciliktir. Klasik şair verili olanla yeni bir dünyayı kurarken: örneğin homeros halkın pek derinlikli olmayan tanrıların alıp nasıl onlara bit ten ve yaşam verdiyse; alman romantik ekolu de verili olan hristiyan tarihini ve belirli olaylarını yorumlar. Yani biri yeniyi kurarken diğeri olanın üzerinde derinleşir. İncil Tarihi yorumlama ve derinleşme her ne kadar hristiyanca kalıp ortadan kalksada, onun kazandırdığı içsel derinlik alman tininde kalmıştır. Fichte, hegel, heine ve nietzsche bu tine yazgılılardı.
Felsefe
Aydınlanmacı kişilik
Aydınlanmanın gerçeği "her şey bilebilirim" inancına yola çıkılan Düşünsel süreç kendi açılımında yanlış olmak durumundadır çünkü Bu inançla yola çıkıldığı an aslında bulunan cevap Yani "doğru" aslında bir yanlış olsa bile ona olan inancın kuvveti, akla duyulan inancın kuvvetiyle eşdeğer olmak durumundadır. Nitekim tüm metafizik tarihi de yanlışlıklar komedyası olarak bunu tanımlar.
Felsefe
Cadı avı veya vampirler
İnsanlık kötü olanı hep uzaklaştırma ötekileştirme eğilimindedir. Burada " kötü" nün kökeni ve soykütüğünden bahsetmeyeceğim ama , geniş anlamı ile kötü her zaman bir 'öteki'dir. Korkunç bir cinayet işlensin ve biz bu katili ele alalım; En yaygın ilk yorum onun bir insan olamayacağı yönündedir, belki insan kılığında bir şeytandır o, bir canavardır. İkinci anlayış fail, bir insan olsada 'saf' kötüdür; bir eylemi yalnız kötü olduğundan meydana getirebilir ve sırf acı çektirmek üzere bir eylem tertipleyebilir. Yada son olarak olsa olsa "kötü bir çocukluk" geçirmiştir. Bu yargıların temelinde yatan tek şey yargılayan kişinin, faille arasındaki benzerliği ortadan kaldırmaya çalışmasından başka bir şey değildir. Ötekileştirmenin kökeni, kötüyü kendiliğinden uzak tutmaya çalışan ve bir öteki kötü olduğunda onunla bağlantısı olmadığı için kötü olmadığını düşünüp rahatlayan insandır. " kötülüğün sıradanlığı" modern seküler insana korku ve dehşetten başka bir şey olarak geri dönmez. Yapılması gereken bu olanağını farkına varılıp kabul edilmesi ile onunla bütünleşmektir. Yoksa bu korku türünün bir kilise tarafından kullanılıp her "farklı" olanı "kötü" ilan edip yok edilen günler tekrardan geri gelebilir. Vanini ve bruno öteki korkusunun alevinde can verdiler.
Felsefe