Biz bu toprağın üstünde doğduk. Bu toprağın üstünde vurulduk, bu toprağın üstünde öldük. Bu toprak bir işe yaramazsa bile yine bizim toprağımızdır. Bu toprağı bizim yapan da bunlardır; onun üstünde doğmamız, onu işlememiz, onun üstünde ölmemiz. İnsana malın sahibi olmak hakkını kazandıran bunlardır, üzerinde bir sürü rakamlar yazılı bir kağıt değil!
''Bu adı sanı bilinmedik eller sözünü çok seviyordu. Karacaoğlan da öyle demiyor muydu, adı sanı bilinmedik ellere gitmeyince gönül yardan ayrılmaz...''
“İnce Mehmedler bitecek mi sanıyorsun? Her insanın içinde bir mecbur kurdu, bir İnce Memedlik, bir Köroğlu kurdu var. Köroğlu gitti İnce Mehmed geldi. İnsanoğlunun içinde bu kurt oldukça insanoğlu ne olursa olsun yenilmeyecek ..İnsanoğlu içindeki bu kurdu yitirmeyecek, ona kıyamete kadar gözü gibi yüreği gibi bakacak. O kurt insanoğlunun şah damarı, atan yüreğidir. Senin içindeki kurt da, işte insanlığın bu kurdudur.“