Romanın "Gerçek canavar Yaratık mı, yoksa Victor mı?" sorusu Mary Shelley'nin hayatında yeniden karşımıza dikilir. Canavar'ın durumunu hümanize eden Shelley bizi "canavarlık" tanımı üzerinde düşünmeye ve "sosyal düzen" dışında kalan her şeyin gerçekten de "canavarca" olup olmadığını sorgulamaya iter. Bu belki de Shelley'nin içindeki acı çığlığın yankısıdır: Gerçek canavar kim? Evinde bulamadığı sıcaklığı Percy Byshhe Shelley'nin kollarında arayan, onunla kaçtığı için evlatlıktan reddedilen, bakmayı çok arzu ettiği çocuklara "anne" olamayacağı yüzüne tokat gibi çarpılan, babasının, toplumun, kanunun kapısından geri çevrilen Mary Shelley mi, yoksa Mary Shelley'yi "sosyal düzen"in dışında tutan toplum mu?