Tükenmişlik sendromundan çıkmak için tam üç ödevin var. Birincisi; ne zaman, nerede, kiminle mutluydun oraya tekrar gitmelisin. İkincisi; sana kendini ne iyi hissettiriyorsa oraya geri dönüp bir daha bakmalısın. Üçüncüsü; seni ne sen yapıyorsa analiz edip gerçekten orada mutlu musun bir karar vermelisin.
Bense kalbimin rehberliğinde, hayatın bana sunduğu masalın kahramanı olmaya kararlıydım çünkü hayatın bize sunduğu masalı, sadece kendi dilimizle ve kalbimizle anlayabilirdik.
Hepimiz aslında bir havalimanındayız, sürekli bir bekleyiş içinde, sürekli bir arafta. Kimimiz giriş kapısına daha yakın, kimimiz son çağrı ekranında yanıp sönen kararlarımızın netleşmesini bekliyoruz. Bazıları uçuşlarına başlamak yerine, mutluluğun başka bir uçaktan gelecek yeni bir olayla gerçekleşeceğini umar ya da mutluluğun formülü üzerine bitmek bilmeyen tartışmalara girerler. Duygudan duyguya geçerken, kararlarımızın rüzgarında savrulurken havalimanında bekleyişin kendi içinde bir yolculuk olduğunu fark edemeyiz.