"Zamanla,acı çeke çeke, hayatın bir savaş olduğunu ve kendisinin de bu savaşta yenildiğini inanmaya başlamıştı.Kininden başka silahı olmadığı için kürek cezası sırasında onu bilemeye ve cezaevinden çıkarken onu da beraberinde götürmeye karar vermişti.'
Gitmek için sebebin yoksa kalacaksın.
Gitmek istiyorsan eğer neden oluşturacaksın.
Acı çekiyorsun demek ki gitmek fikri kafanda dolanıyor.
Insan mutlu olduğu yerde neden gitmekten bahseder ki yoksa?
Bu yüzden bütün olası sonuçları göz ardı edip gideceksin.
Belki sabahın erken saatine bulduğun bir otobüs bileti ile
Belki de gün ağarmaya yüz tutmuşken gelen gecikmeli bir tren ile
Ne ile ne zaman gittiğin önemli değil aslında.
Mental olarak olduğun yerde aklının başka yerlerde olmasını engelleyerek
Bütün olarak gideceksin .
Bazen bu işkencelere son verip de göl hayatından kaçarcasına dünyayı keşfetmek isteyeceksin.
Buna cesaretlenip yola çıkacaksın.
Bunu muhakkak yapmalısın yoksa etrafında bir parazit kitlesi fark edeceksin.
Yapamazsın,gidemezsin,bizi yüz üstü bırakamazsın diyen bir topluluktan bahsediyorum.
Sanki onlarla sonsuza kadar yaşaman gerekiyor gibi davranan bir insan güruhu.
Herkese inat, kendin için bir hediye diye düşünüp de gideceksin.
Gittikten sonra belki de sıkılacaksın.
Dili,dini,kültürü farklı olan bir topluluk belki de fazla gelecek dayanamayacaksın geri döneceksin.
Yavaş yavaş ölürler
Seyahat etmeyenler.
Yavaş yavaş ölürler
Okumayanlar, müzik dinlemeyenler,
Vicdanlarında hoşgörüyü barındıramayanlar.
Yavaş yavaş ölürler
Alışkanlıklarına esir olanlar,
Her gün aynı yolları yürüyenler,
Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler,
Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile girmeyenler,
Bir yabancı ile konuşmayanlar.
Yavaş yavaş ölürler
Heyecanlardan kaçınanlar,
Tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı
görmek istemekten kaçınanlar.
Yavaş yavaş ölürler
Aşkta veya işte bedbaht olup yön değiştirmeyenler,
Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar,
Hayatlarında bir kez dahi
mantıklı tavsiyelerin dışına çıkmamış olanlar.