Nora

Nora
@PowerOfDeduction
Şeriat Devletinde
Evet, bazı büyük kıtlıklar ve fevkalade haller olur ki, devlet bunlara karşı toplumun selâmetini te'min için bir takım tedbirler almaya mecbur olabilir. Bu durum, milleti tehdit eden umumi zararı önlemek için şeriatın devlete verdiği bir yetkidir. Bununla beraber bu yetki, mülk sahiplerinin hukukunu ortadan kaldıramaz. O hakların her zaman korunması lâzım gelir. Meselâ devletin fahiş satışlara karşı fiyat kısıtlaması, açlık ve kıtlık baş gösterdiğinde karaborsacının zaruri ihtiyaç fazlası malını satması ve büyük afetler sonucu evsiz fakirleri, onları barındırabilecek zenginlerin evlerinde yerleştirmesi zarurete binaen caizdir. Tabii ki, alınan bütün bu tedbirler geçicidir ve zaruretler kalkınca tedbirler de kaldırılır. Ama sahiplerinin ellerinden dâimi olarak özel malların alınması, İslâmda bilinen ve görülen şeylerden değildir. Günümüzde devletleştirme (sosyalleştirme) diye adlandırdıkları şey bedelsiz olursa, bu açık bir gasptır. Gasp İslâmda esastan batıl ve haramdır.
Sayfa 67
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kapitalizmin hilâfına, ferdi mülkiyet sınırlanmamış olsaydı, bu durum halk arasında kötülük ve bozuculuğun artmasına, sınıflar arasında çekişme ve anarşinin doğmasına sebep olurdu. Çalışıp kazanmada fert serbest bırakıldığı takdirde, kuvvetliler servet ve mala sahip olurken, güçsüzler her türlü kazançtan mahrum kalırdı. Bu durumda olan toplumlarda vurguncular hükmedip az kazananlar mağdur olurken azgınların zevk ve şehvetlerini gittikçe arttırdıkları görülür. Bundan dolayıdır ki, fertlerin refahı ve toplumun mutluluğu için mülkiyetin kısıtlanmasında zaruret hâsıl olmuştur.
İslâmiyet, fertler arasında adalet isteyen bir dindir. Lâkin sosyalizmin istediği eşitlik gibi değil! Çünkü islâmın istediği adalet, kabiliyet ve isti'datları (yetenekler) ve çalışma durumları aynı derecede olmayan insanların, neticede aynı seviyede olmasını isteyen bir eșitlik değildir. İslâmda eşitlik, din ve ırk farkı düşünülmeden islâm devletinde yaşayan fertlerin kanunî haklarda eșit olmasıdır.
Sayfa 35
Olumsuz düşünce ve Özyıkıcı İnançlar
Çoğu insan olumsuz düşünce ile özyıkıcı inançları birbirinden ayırmakta zorlanmaktadır. Aslında aralarındaki fark oldukça açıktır. Özyıkıcı inançlarınız her zaman sizinledir, fakat olumsuz düşünceler yalnızca üzüldüğünüz zamanlarda ortaya çıkar.