Filozof Diderot bir dönem yoksullukla yaşadı. Kazandığı parayla ailesinin ihtiyaçlarını karşılayan Diderot, kendisine de kırmızı bir sabahlık aldı. Diderot’un sabahlığı o kadar güzeldi ki evdeki her şey onun yanında sırıtmaya başladı. Bunun üzerine yeni duvar halıları, sandalyeler, tablolar aldı ve evini komple yeniledi. Eski sabahlığıyla mutlu olduğu zamanları kaybeden Diderot:
“Eski sabahlığımın mutlak efendisiydim, fakat yenisinin kölesi oldum.” Dedi.
İhtiyacımız olmayan şeyleri satın aldığımız bu duruma Diderot etkisi denir.