Giriş Yap
Ulaş Başar Gezgin
@Profulas
1978 İstanbul doğumlu yazar, şair, çevirmen ve bilişsel bilimci. 109 kitabı bulunmaktadır.
Yazar
Doktora
İstanbul
İstanbul
53 okur puanı
09 Ağu 2020 tarihinde katıldı
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
Deniz
Hak etmiyorum okyanus mavisi olmayı Ama beyaz kum sahili olmanı istiyorum senin Uzanan renkleri sakincesine bir kumsal Billur güneşin altında. Sevimli sahili sarı kumun Sıra sıra çamlara uzanan Düşten çıkmış sanki ve sakin Kükreyen tuzlu suyla sonsuza kadar. O duru turkuaz tümsekleri olayım ben Sarı kumları bitimsizce öpen. Ucu bucağı olmayan o sessiz öpücüğü Ağır ağır konuk eden o zarif öpücük. Bir daha öpeceğim seni, bir daha bir daha Bu duru yerden sonsuza kadar Bu dünya artık var olmayana kadar Sakin sakin atmadan önce kalbim. Yükseltmiş olacağım büyük bir hevesle O sevgili kıyılarını yıkacakmış gibi Tutkuyla gürlediğinde dalgalarım Bitimsiz saf bir aşkla sarmak için. Hak etmiyorum okyanus mavisi olmayı Ama turkuaz bir deniz olmayı isterdim Söylemek için senin sonsuz şarkılarını Sonsuz bir aşkla senin için. Kaynarken köpük beyaz beyaz Ve eserken rüzgar her yerden şiddetle, Öpeceğim seni, öyle güçlü, doyumsuzca Çünkü seviyorum kıyını, kumlarını. Xuân Diệu (1916-1985), Vietnamlı şair Çeviren: Ulaş Başar Gezgin
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Hattat
Çiçek açması gibi her yıl, pembe kirazın, Yaşlı bilge de yeniden çıkıyor ortaya Çin mürekkebi ve bir rulo kırmızı kağıtla Dalgalanan, yükselen kalabalıklar arasında. Çok güzel paralar ödediler ona Hayran oldukları yeteneği için, Süslemeleri için hünerli elinin, Ejderhalar ve anka kuşları işleyen. Her yıl azaldı sayısı gelenlerin sonra, O iyi para ödeyen bonkörler nerede? Çoktan yitirdi kırmızısını kağıtları, Kurudu mürekkebi de ıssız odasında. Eski koltuğuna oturdu hattat şimdi Kalmadı birbirini ezen o insan seli. Birkaç sarı yaprak düştü kağıdına Ve yukarıdan yağmur çiseledi. Çiçek açıyor pembe kiraz bu yıl da yine, Yaşlı bilgeyse bulunamadı hiç bir yerde. O geçmiş zamanların insanları nerede Nerede onlar, söyleyin nerede? Vũ Đình Liên (1913-1996), 1936, Vietnamlı şair Çeviren: Ulaş Başar Gezgin
Yalandan İbaret Bence, Milli Tarih Denen Nane
Şöyle birkaç gün ara verdiğimde masamda duranlara Bakmak için sarp mı sarp, açlıkla sarılı meydanlara, Solmuş bir çiçek gibi bükük tüm o sokaklara, Diyorum ki, Yalandan ibaret bence, milli tarih denen nane. Yerin dibine batan tüm o tanrılar, Sağır ve ahmak eğitimli baylar, Depremlerin tarumar ettiği tapınaklar, Bu eğilmiş kuleleriyle binalar, Dörtyol ağzına heykeli dikilmiş tüm o büyük insanlar: Görünce bunları, her an her saniye, Hep aynı, hiç değişmezcesine, Yalandan ibaret o nane, diyorum işte, Ekmeğimde gözü olan tüm o adamların tarihi gerçekte. Her gördüğümde o genç kızları sokakta, sapakta, pazarda, Vatanımda ve yabancı topraklarda, Ökaliptüs ağacı gibi çırılçıplak ortada, Gördüğümde sayısız cengaveri beklerken sinmişçe, suskunca, Döktüklerini görerek kalki ağacının yaprakları gibi, ezgisini ruhlarının, Elleri aşağıya doğru asılı durmada, Sahte gibi geliyor bana damarlardaki kan. Duydum ki genişletmiş topraklarını falanca han, Everest’e çıkmış Tenzing ve barış tohumları atmış toprağa, Buda, Duydum ki hayran bırakmış dünyayı Arniko’nun sanatı; Duydum ama inanır mıyım? O başka. Şöyle birkaç gün ara verdiğimde masamda duranlara Bakmak için sarp mı sarp, açlıkla sarılı meydanlara, Solmuş bir çiçek gibi bükük tüm o sokaklara, Anlıyorum, tam da bu işte, tarihin hikmeti. Yalandan ibaret bence, milli tarih denen nane. Bhupi Sherchan, 1960 Çeviren: Ulaş Başar Gezgin Hutt, Michael James. Himalayan Voices: An Introduction to Modern Nepali Literature. Berkeley: University of California Press, c1991 1991.
Şair İyi misin, Ne İçtin Böyle Yazmak İçin?
...Her renkten çiçek açıyor, Vızıldıyor arılar, ötüyor kuşlar, Apaçık gökyüzü, bulutsuz, Hızlı hızlı akıyor ırmaklar .... ...Çok özür şair, afedersin, Araya girmiş gibi oldum, battı şiirin, Yine de ben sorayım dedim: Şair iyi misin, ne içtin böyle yazmak için? ...Kaldırmış başlarını dağlar yükseklere, Şırıl şırıl çağlayanlar, ezgili sesleri var, Yol alıyor gökte uçurtmalar, Bir flüt sesi geliyor uzaktan, Hafif hafif fısıldıyor rüzgar... ...Çok özür şair, afedersin, Araya girmiş gibi oldum, battı şiirin, Yine de ben sorayım dedim: Bugün karnın doydu mu? Ne yedin? ...Yayıyor ay serinliğini, Gece ıtırlı, vücut hafif, Dopdolu kalp, neşe ile... ...Çok özür şair, afedersin, Araya girmiş gibi oldum, battı şiirin, Yine de ben sorayım dedim: Ekmek kaç para salı pazarında? Kaç para ekmek cuma pazarında? Bugün karnın doydu mu? Ne yedin? Şair iyi misin, ne içtin böyle yazmak için? Bimal Nibha (d.1952), Nepalli şair, 1983 Çeviren: Ulaş Başar Gezgin Hutt, Michael James. Himalayan Voices: An Introduction to Modern Nepali Literature. Berkeley: University of California Press, c1991 1991.
Kadın
Giysisiz, sınırsız, şüphesiz, duraksamaksızın, öylece bakınıyordu bir kadın dört yol ağzında, en saf güzelliği ile. Çıkageldi bir kör kalabalığı kadının doğasını çözmek istiyorlardı; saçlarına denk geldi kadının, ilki; dedi ki "Kadın dediğin şelale sanki, akıyor dağların eteklerinden." Koluna, parmaklarına dokundu ikincisiyse, ve ilan etti cümle aleme, "Kadın, Kibele'nin elindeki lale." üçüncünün kalçada, butta eli, "Kadın Vernel yumuşağı" dedi. dördüncüsü, vareden şarkılar söyleyen dudakları keşfediverdi: "Kadın, olgun ahududu" dedi. beşincinin sancağı, meme yönünde, analığın ölümsüz nimeti meme: "Kadın demek, Karun hazinesiyle dolu çömlek demek." altıncının bulup çıkarıverdiği, doğum yerinin geçit vermez yarı gizi: hoplayıp zıpladı, bağırdı, "aşşağılık bir delikten başka birşey değil kadın!" Gözleri yaşardı kadının, sonuncunun sözleriyle; yaş dolu gözleri duyumsayan yedinci: "aptallar! Delik değil yalnızca" dedi! "delik değil yalnızca hem Van Gölü hem Tuz Gölü hem de Sapanca!" Banira Giri (d. 1946) Nepalli kadın şair Çeviren: Ulaş Başar Gezgin  
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
37
368 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.17