Olamıyoruz , yok olamıyoruz. Ne başkasının sevincine ne de üzüntüsüne ortak olamıyoruz. Acı yarıştırıyoruz. Mutluluk yarıştırıyoruz. Kibirleniyoruz bazen, bazen de derin bir kıskançlık alıyor bizi. Neden o? Neden ben? Onların trajik hayatı bizi bir nebze rahatlatıyor. Düşüşlerini, çırpınışlarını görmek hoşumuza gidiyor. Yüzümüzdeki derin mutluluğu göstermiyoruz çünkü onun yanında olmalıyız ya hani(!) Bir yere kadar onunla oluyoruz, başımızı yastığa koyarken derin bir oh çekiyoruz. Mutluluklarına da katlanamıyoruz başarılarına da . Desteğimizi belli etsek de içimizden veryansın ediyor, ediyoruz.Bir bilmezden gelip bir sürü bilmezle göç ediyoruz. Diyemiyoruz onun mutluğuna da üzüntüsüne de kefilim, ebediyyen arkandayım diyemiyoruz. Ebediyyen derken mübalağa etmiş olabilirim. Bunu bir müddet ile değiştiriyorum. Derin bir necasetle sırıtıyoruz birbirimizin yüzlerine. Velhasıl kelam biz nihayet kusursuz bir insan oluyoruz...