Her ne kadar kitabın konusu,Ferdinand'ın görev duygusu,savaş karşıtı düşünceleri ve karısına duyduğu sevgi arasında sıkışıp kalmış olması olsa da aslında Ferdinand, esareti ve karısı arasında kalmış gibi değil de daha çok özgürlüğü ve esareti arasında kalmış gibiydi.
Eşinin kendisinin varlığını onaylatmak için sorduğu " Seni burada tutan bir şey yok mu ?" sorusuna sen cevabı yerine resimlerim ve işim diye cevap vermesi de iç dünyasına eşini kabul etmediğini çok net gösteriyordu. Eşinden gelen " Yalnız kendin için yaşadığını bilmiyordum. Ben sanıyordum ki ben de senin dünyanın bir parçasıyım..." Karşılığı da tek başına iki kişilik bir dünya kurduğunu zaten gösteriyordu. Tüm akış boyunca esareti ve özgürlüğü arasında beyninde bir savaş verirken eşine olan sevgisini hiç hesaba katmamış olması da bunu kanıtlar nitelikteydi o yüzden Ferdinand eşine olan sevgisi ve esareti arasında değil de kendi özgürlüğü ve esareti arasında bir seçim yaparken sıkışıp kalmıştı....