“Hayat, yapılabilecek en sonsuz sayıda seçimden oluşur. Bazıları küçüktür, fark edilmez bile. Bazılarıysa bir ömür değiştirir. Ama her seçim, başka bir hikâyenin kapısını aralar.”
“Satrançta kazanmak istiyorsan bir şeyi anlaman lazım,” dedi.
“Oyun bitene kadar hiçbir şey bitmiş değildir. Elinde tek bir piyon kalmış olsa bile bitmez. Bir tarafta tek bir piyon ve şah varken, karşı tarafın bütün taşları duruyor olsa da, oyun devam eder. Sen bir piyon olsan da –ki belki hepimiz öyleyiz– piyonun en sihirli taş olduğunu asla unutmamalısın. Ufacık ve sıradan bir şey gibi görünebilir ama öyle değildir. Çünkü hiçbir piyon piyondan ibaret değildir. Bütün piyonlar kozadan çıkmayı bekleyen birer vezirdir. Senin tek yapman gereken, ilerlemeye devam etmenin bir yolunu bulmaktır. Her seferinde tek bir kare. Bu şekilde karşıya geçip bütün güçlere sahip olabilirsin.”
İçinde bir ateş vardı.
Ateş onu ısıtacak mıydı yoksa yok mu edecekti, bilemiyordu.
Derken anladı.
Ateşlerin nedeni yoktu.
Nedeni ancak o yaratırdı.
Güç ondaydı.