Ah şu insanlar muhtaç oldukları kadar düşünce sahibi olsalar da binlerce yiğit zindanlarda çürüyeceğine topluma yarayacak hizmetlerde bulunsalar olmaz mı?
Zira en şiddetli bir aşkın en büyük alameti âşığın maşukasını kendi gözünden bile kıskanması, maşukasını cidden ve hakikaten bir melek olarak telakki etmesi, cisme bürünmüş ismet olma şansına hiçbir şeyin halel vermemesini arzu etmesidir.
Ne bir dert kalıcı,
Ne de bir insanoğlu...
Öyle garip bir dünya ki;
Dertler dururken,
Sevgi uzaklaşırken,
Gemiler yelkenleri açarken,
İnsanlar labirentlerinde kaybolurken,
Kalpler sever,
Hiç olurken...
Hepimiz bir gün gideriz illaki,
Mevsimler geçip giderken
Sonbaharı hissederken...