Kaleminin gücü kadar güçlü değildin sen bana karşı.
Bir kağıt gibi buruşturup attın beni her gece tekrar tekrar cehennemine.
Her gece bir "sen" ya da sensizlik nicesi çıktı çığlıklarımın ardından.
Toz olup uçmuş artık ses tellerimden her kelimenin zerresi.
Bir söz,
Yakıştırılmış bana senin kaleminin direğinden.
Soldan sağa dört harf,
Sırtındaki bohça zaren hafiftir dedirten.
Bir beyaz elbise giydirmiş bana
Kar beyazı misali
Senin kafile meydanından gelen geçen.