Tadı tuzu bulunmayan bu hayatın içinde bir telaş yaşarken bir gün illaki gelecek olan, kaçamayacağımız, yaşamı yitireceğimiz o anı düşünüp duruyorum. Ölüm dediğimiz bu anın, zaman zaman yaşamaktan daha huzurlu olduğuna inanmadan edemiyorum. Öyle anlar geliyor ki, ölümü insanların ulaşabileceği en yüksek mertebe olduğuna inandırıyorum kendimi. "Ölüm, yaşamdan daha saygındır," sözcükleri zihnimin içinde dolanıp göğsümü delip geçiyordu.
Yarım kalan hayaller,
Bulutlara ulaşma arzusu gibi,
Yarım kalan hayatlar,
Sevdiklerinle olacağına inanmak gibi.
Bitmek bilmeyen arzular,
Bir oyuncakla doymayan çocuk gibi,
Bitmek bilmeyen umutlar,
“Bu da geçer” diyerek kendini aldatışın gibi.
Hiçbir zaman tutulamayacak sözler,
Sadece bir parkta gezinti gibi,
Hiçbir zaman söylenmeyecek doğrular,
“Yorgunum” deyip geçmen gibi.
𝐾𝑎𝑘𝑖𝑟𝑜 ^^
"Ama bulamıyorum."
"Neyi?"
"Anlamı. Nerede aramalıyım ki? Hayatımın anlamı sevgide mi? Gerçek bir dostlukta veya bir kitapta mı? Bu kitabevinde mi? Bilmiyorum, çok zor."