Firdevs Usta’ya göre iyi bir halının ilk şartı tek elden çıkmasıydı. O kadar tek elden çıkmalıydı ki bir halıda ilk ilmeyi atan elin sahibi bile son ilmeyi atacağı güne kadar aynı kişi olarak kalmalıydı. Ama mümkün müydü böylesi? Değildi. İşte bu yüzden kusursuz bir halı ne kadar çabuk biterse o kadar tek elden çıkmış demekti.
Tek düğümle dokunurdu İran halıları, oysa Türk halısı çift düğümdü ve dünyanın neresinde olursa olsun çift düğümlü bir halı Türkçe kadar Türk malıydı. Bir düğüm bütün bir Türk dünyasını birbirine bağlamış, bir halı düğümü bu dünyaya kimlik olmuştu.
Açıkçası sayfalar ilerledikçe kimin doğru söylediğini kimin yalan söylediğini anlayamayıp herkesten korkar olduğum bir kitap oldu. Son sayfaya kadar bir sonraki cümleye gergin bir şekilde geçtim. Hızlıca bitsin, kafamı dağıtsın diye başlamıştım görevini hakkıyla yerine getirdi.
Kitap hakkında küçücük dahi spoiler sevmeyenler devam etmesin lütfen. Küçücük bir uyarı
Kitabın sonlarında geçen Amy’nin aklından geçen “Ne de olsa insanın aklını yitirmesinden daha kötüsü yoktur.” düşüncesi aslında Amy’nin ne kadar tedaviye ihtiyacı olduğunu gösterdi. Tüm kitap boyunca neden bunu yaptı, neden? Salak mı bu kız dememin sebebini de görmüş oldum.
D KoğuşuFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20243,490 okunma