C. S. Lewis sevgiyi iki türe ayırır: "İhtiyaç-sevgi" ve "armağan-sevgi." Abraham Moslow da sevgiyi iki türe ayırır. Birincisini "yoksunluk-sevgi" olarak adlandırır ve ikincisini de, "varlık-sevgi." Aradaki ayrım önemlidir ve anlaşılması zorunludur.
"İhtiyaç-sevgi" ve "yoksunluk-sevgi" diğer kişiye bağlıdır; o olgunlaşmamış sevgidir. Aslında o gerçek sevgi değildir; ihtiyaçtır. Diğerini kullanırsın, diğerini bir araç olarak kullanırsın. Sömürürsün, hükmedersin, maniple edersin. Fakat diğeri indirgenmiştir, neredeyse yok edilmiştir. Ve diğeri tarafından yapılan şey de tıpatıp aynısıdır. O seni maniple etmeye, sana tahakküm etmeye, sana sahip olmaya, seni kullanmaya çalışıyor. Bir başka insanı kullanmak çok sevgisizce bir şeydir. O nedenle bu sadece sevgiymiş gibi gözükür; o sahte bir paradır. Fakat neredeyse insanların yüzde doksan dokuzunun başına bu gelir çünkü öğrendiğin ilk sevgi dersini çocukluğunda alırsın.