Lâ sonsuzluk hecesi...Nazan Bekiroğlu kalemiyle yazılmış bir Adem ile Havva hikayesi...
Şiirsel ve edebi dille o kadar nahif anlatılmış ki, yorulmadan sıkılmadan devam ediyorsunuz. Bildiğimiz bir hikayeyi film izler gibi kitabın içine girerek cenneti, cehennemi, asiliği, aldanışı, isyanı, teslimiyeti iliklerinize kadar hissederek okuyorsunuz. Bir yasak ile başlayan ve devamında bir dünya hayatı...
İlk aldanış, ilk yasak, ilk günah, ilk asilik, ilk kibir, ilk aşk, ilk unutmak, ilk yalvarış, ilk yakarış...
Adem ile Havva'yla başlıyor...
"İle" ile bağlanan bir bağ...
Öyle bir aşkla doluyor ki kalpleri Adem ile Havva 'nın dünyaya gönderilirken "Aşkları" kabına sığmıyor yarısı kayboluyor, öbür yarısı kalıyor ellerinde bu ikisine de yetecek, sonra "unutmak" dünyaya geldiklerinde çok şeyi unuttuklarını fark ediyorlar.
Sadece onlarla dünyada anlamını yitirmeyen tek şey annelik duygusu Havva 'nın bedeninde tastamam duruyordu. Bazen duygulanarak okuduğum hisli bir kitap oldu...
Yusuf ile Züleyha kitabında yazan şu cümle geldi aklıma; Yusuf'un "Rabb'im bana istememeyi isteyebilmeyi nasip et, bu yüzden değil midir senden gelen yasaklar yapma değil , yaklaşma ile başlar.
Yazılacak o kadar çok şey var ki !
Öyle bir düğüm ki kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Kaçarak değil yüzleşerek...
"Kaçmakla çözülmez bu düğüm, göz yummakla bu muamma hallolmaz."
Keyifli okumalar.