BESTE GÜREL-ERTELEDİĞİM SEYLER
Beste Gürel bu kitapta erteleme kavramını ne bir kusur ne de bir tembelik olarak ele alıyor: aksine insan olmanın gündelik, çok tanıdık bir hâli olarak önümüze koyuyor. Anlatıcı çocuk, gün içinde yapılmayanları, yarım kalanları, aceleyle geçiștirilen anları sayarken aslında zamanla kurduğumuz ilişkiyi ifșa ediyor. Dişlerin fırçalanmaması, çorapların kaybolması, oyunun yarım kalması ya da bir "seni seviyorum"un"un söylenememesi; hepsi aynı kökten besleniyor: sonra yaparım düşüncesi. Kitap burada çok ince bir yerden yakalıyor okuru, çünkü ertelemenin sonuçlarını bağırarak değil, birikerek gösteriyor. Hiçbir şey dramatize edilmiyor ama her şey içten bir yankı bırakıyor.
Metnin dili son derece yalın; kısa cümleler, tekrarlar ve ritim çocuk zihninin hızını yansıtırken, yetişkin okur için bu yalınlık tür aynaya dönüşüyor.
illüstrasyonlar da metinle aynı dili konusuyor: dağınık, hareketli, eksik gibi görünen ama bilinçli bir karmaşa taşıyan görseller çocuğun zihinsel dünyasını yansıtıyor, Boşluklar, aceleyle geçilen alanlar ve tamamlanmamış hissi, ertelemenin görsel karşılığına dönüşüyor. Böylece kitap yalnızca okunmuyor; hissediliyor. Okur, sayfalar ilerledikçe farkına varmadan kendi ertelenmiş anların düşünmeye başlıyor.
Sonuçta Ertelediğim șeyler, çocuklara sorumluluk öğretmeye çalışan didaktik bir kitap olmaktan çok uzak Kimseyi suçlamıyor, kimseyi düzeltmeye çalışmıyor Sadece şunu fisıldıyor: ertelediğimiz seyler yok olmaz, içimizde birikir. Bu yüzden kitap, çocuklar için farkındalıkla tanışma metnidir. Sessiz, sade ama etkisi uzun süren bir kitap. Okuyup kapattıktan sonra bile çocukların aklını meșgul eden duygu șu oluyor. belki de bugün, ertelenmeyen küçük bir şeyle başlamak yeterlidir.