Hediyenur

Kendi küçük dünyamda ise günler öyle ya da böyle geçiyor. Tek başıma bitiremediğim ekmekler bayatlıyor ama kalanını kuşlara veriyorum. Çay demlesem ziyan olacak diye poşetleri bardaklara sallıyorum. Eskisi gibi sofralar kurayım, kahvaltılar hazırlayayım gibi heveslerim kalmadı artık. Buzdolabının önünde bir şeyler atıştırıyorum, pratik oluyor, buzdolabımı seviyorum.
Sayfa 22·Kitabı okudu
Bazı geceler rüyamda Plüton’u görüyorum. Hızlı hızlı ilerlemeye çalışıyor ve keşfedildiğinden beri Güneş’in etrafında bir tam tur atamadı diye gezegenlikten çıkarılmasını telafi etmeye çalışıyor. Oysa o çok küçük ve çok uzakta, buna anlayış gösterilmesini bekliyorum. Bu kadar geriden başlamış ve farklı sıklette olan birinin takıma yetişemiyor diye suçlanmasını adil bulmuyorum
Sayfa 10·Kitabı okudu
Hani konuşmuştuk ya, insan vücudu tatile giderken ne bulursan tıkıştırdığın bir bavul gibi. Bir kere açtıysan bir daha katiyen aynı şeyleri içine sığdıramıyorsun. İşte benim de kendimi söküp takmaya çalıştığım o gece, bütün organlarımı hatırladığım kadarıyla yerlerine yerleştirdikten sonra bir parçam dışarıda kaldı. Anlayacağın, bir süredir beynimi dandik bir pazar poşetinde taşıyorum. Eksik kadroyla iyi bir mücadele sergileyemiyorum
Sayfa 9·Kitabı okudu

Hediyenur

, bir kitap okudu
Puan vermedi·129 syf.·
2024 7. kitabı
Aylin Balboa
8.4/10 · 13,4bin okunma
Acımak… Ben insan ruhlarındaki derinliğin ancak onunla ölçülebileceğine kaniyim. Evet, dibi görünmeyen kuyulara atılan taş nasıl çıkardığı sesle onların derinliğini gösterirse, başkalarının elemi de bizim yüreklerimize düştüğü zaman çıkardığı sesle bize kendimizi, insanlığımızın derinliğini öğretir…