yalnızlığımı hüznümle yoğuran gece
öyle basitsin ki sen bütün şiirlerin içinde biliyorum, biliyorum bunu da biliyorum gökteki yıldızlar kadar dizeler yazılsa da kendime kendimden başka kendim yok
Yaşadığımız her günün , haftanın, yılın aynı önemde olduğuna. Bütün arkadaşlarımızın bizim için aşağı yukarı eşit değere sahip olduğuna. Bütün taleplere veya gelen telefonlara aynı şekilde davranmamız gerektiğine. Bir üniversitenin bir başkası kadar iyi olduğuna. Bütün sorunların bir sürü nedeni olduğundan, birkaç önemli nedeni ayrı tutmanın bir işe yaramayacağına. Bütün fırsatlar aşağı yukarı eşit değere sahip olduğundan hepsine aynı şekilde davranabileceğimize.
Nedenlerin veya girdilerin yüzde 50'sinin, sonuçların veya çıktıların yüzde 50'sinden sorumlu olacağını varsaymaya meylederiz.
ASLINDA HİÇBİR ŞEY BİTMEZ.
Yalnızca değişir.
Değişim sonsuzdur. Değişimin kendisi olarak, siz de sonsuz olabilirsiniz. İşte buradasınız. Gelip geçen bu ânın içinde. Burada olduğunuza göre, aynı zamanda sonsuzluktasınız.
Ateş küle, kül toprağa dönüşür. Kimi zaman aynı haykırışın içinde, hüzün sevince dönüşür. Kuşlar tüylerini döker, sonra da kış için yeni tüyler çıkarır.
Aşk acıya dönüşür. Acı anıya dönuşür. Yaralar izlere dönüşür.
Yapmak olmaya dönüşür. Acı güce dönüşür. Gündüz geceye dönüşür.
Yağmur buhara dönüştükten sonra yeniden yağmur olur. Umut umutsuzluğa dönüştükten sonra yeniden umut olur.
Olgunlaşan armut ağaçtan düşer, biz tadına bakarken de bir dönüşüm geçirir.
Tırtıllar tel tel ördükleri kozaların içinde kaybolur, her yer kararır ve ardından...