İşin aslını öğrendiklerinde, fotoğrafı indirmiş duvardan Barut Ahmet ama Figan Efendi karşı çıkmış. " Bırak kalsın, Barut' um, " demiş. " Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmayacağını hatırlayalım ona baktıkça. "
" Vay be " dedi Tuna. " Türk filmini çektik. "
" Ne sandın ya! " dedi Barut Dede. " Elinize almışsınız birer telefon, sanki dünya onun içinde dönüyor. Hayat melodramın ta kendisidir oğul, ta kendisi! "
Kocasının ölümünden beri, günde üç gazeteyi ölüm ilanlarına varana dek okurdu Mecbure Teyze. " Yaşlı başlı kadınsın. Bari Kuran oku da, rahmetlinin ruhuna değsin, " demişti erkek kardeşi de, Mecbure Teyze gözlüklerini alnının üstüne kaldırıp ters ters bakmıştı ona:
" Hayattayken karıştırdığı haltlar değsin ruhuna. Karışma sen! "