"Madam Van, Bugün takım elbisemi giydim biraz seni düşlemek için çekildim bir kenara, neyi anladım biliyor musun? Sen hayatımdayken zihnimde öyle bir yer almışsın ki huzur dışında hiçbir şey giremiyormuş. 3 yıl önce gittiğinde o günden beri zihnimde hiç huzurlu bir an olmadı. Rüyamda arada seni gördüm ama maalesef önce yüzün sonra sesin gitti zihnimden, derler ya "bir insanın sesini unuttuğunuzda artık o kişi sizin için bitmiştir çünkü ses unutulmanın son evresidir" koca bir yalan. Zihnimde bıraktığın huzur bir ömür seni hayatımın bir köşesinde tutacak ve biliyorum ben her zaman kalbinin kapısında oturacağım olurda bir gün yorulursan gel içelim diye. Madam Van, Umarım başka bir evrende altı çizili kitaplarımızı değiş tokuş ediyoruzdur... Ha aklıma gelmişken hediyeyi tembihlemiştin ya, bana hala huzur veriyor ve hala yanımda TEŞEKKÜR EDERİM" Son satırları yazarken gözleri dolmuştu. Artık gitme zamanı diye geçirdi içinden. Madam Van onun yaşamının mutluluk kaynağıydı ama bunu hiçbir zaman bilemeyecek kadar uzaktaydı.
Bu hikayeyi kapatmadan önce söyleyeceklerim var:
Sevin ne olursa olsun sevin. Ralph gibi sevin, Madam Van gibi sahiplenin. Ama en çok yarın ölecekmiş gibi bırakmayın birbirinizi. bazı insanlar vardır hayatınıza sadece 1 defa girerler ve onları bir ömür sokak sokak aramak zorunda kalırsınız. Kalbinizi açın birbirinize ve yarın unutacağınız şeyler için birbirinizi kırmayın. Ralph günlüğünü kapattıktan sonra Madam Van a yaşattıklarının sebebi için savaşmaya gitti. akıbeti ise uzun süre bilinmedi. Belki de
Madam Van & Mösyö Ralph