Tesadüf eseri ortaokul sıralarında bir arkadaşımın elinde görmüştüm bu kitabı. Merak edip elinden bir hışımla alıp okumaya başladığımı hatırlıyorum. Kitabın üzerimdeki tesiri o kadar şiddetliydi ki, daha o yaşımda hayatımı, yaşayış gayemi, herşeyimi baştan aşağı sorguladığımı hatırlıyorum. Hiçbir okuduğum kitap o yaşıma kadar beni bu kadar hem hüngür hüngür ağlatıp, hem de heyecan ve mutluluk girdabına sokup, coşturmamıştı. Keza bu destanın devamı olan Özgürlük Savaşçıları ve Zaferin Bedeli kitaplarıda sanki bir silahın yedek şarjörleri gibi elime alıp okumaya başladıkça kalbimi taramış idi adeta... Velhasıl kelam bu seri beni İslam'a ve Cihad'a çok büyük bir alâka duymama vesile olmuştur. Çeçenya serisinin hazırlanmasında emeği geçenlerden ve de okumama vesile olan aziz dostumdan Allah razı olsun.
Benjamin şöyle devam eder: Kafka'nın eserlerinde bilgeliğin doğası tartışılmaz, daha ziyade tartışılan, ayrıştırılmış kalıntılarıdır ki onlar da iki tanedir: gerçek şeyler hakkındaki söylentiler ve delilik.
Bir kız, iki dirhem bir çekirdek giyinmiş bir oğlanla evlenmesine engel olan babasına, “Bunu ödeyeceksin!” diyordu. Kız kendini öldürdü. Ama babası hiç de bir şey ödemedi.
Yazarımız 18 yaşındayken yazdığı için biraz amatörceydi.
Bunu baza alarak okudum ama kitap beni duvardan duvara vurdu.Okurken kendimi boğacaktım az kalsın.
Buna rağmen konu itibariyle güzel yazılmış dahice fikirler vardı. Yazarımıza başarılarının devamını diliyorum .