Raydodu

Raydodu
@Raydodu
Umut; bu dünyada zaman geçirmeye çalışan ve kendi anlamını arayan insanların en büyük yakıtı…
Ben nasıl şimdi giyiniyor, evden çıkıp profesörü ziyaret ediyor, onunla az çok yapmacık nazik sözlerle konuşuyor ve bütün bunları doğrusu gönülsüz yapıyorsam, insanların çoğu da her gün, her saat kendilerini zorlayarak, bir gönülsüzlükle böyle davranıyor, böyle yaşıyor, onu bunu ziyaret ediyor, onunla bununla söyleşiyor, dairelerinde, bürolarında oturup mesai saatinin bitmesini bekliyordu; hepsi de zoraki, otomatik olarak, gönülsüz görülen işlerdi, makineler tarafından da pekâlâ yapılabilecek ya da yapılmadan kalabilecek işler. Ve ardı arkası kesilmeksizin sürüp giden mekanikliktir ki, onları benim gibi kendi yaşamlarını eleştirmekten, bu yaşamın aptallığını ve sığlığını, iğrenç şekilde sırıtan ne idüğü be- lirsizliğini, umarsız hüznünü ve kofluğunu görüp duyumsamaktan alıkoyuyordu. Ah, haklıydı, yerden göğe haklıydı bu insanlar öyle yaşamakta, yoldan çıkmış ben gibi iç karartıcı mekanikliğe karşı kendilerini savunacak ve gözlerini umarsızlıkla dikip boşluğa bakacakken, kendi küçük oyunlarını oynamakta ve kendi önemsedikleri şeylerin peşinden koşmakta….
“İkimizde ruhsal bakımdan, ruhundaki rahatsızlık bakımından birbirimize akrabaydık, bu yüzden aramızdaki bir bağ yine de varlığını koruyordu. Ama benim öldüğümü öğrenince oh demeyecek kendini enikonu rahatlamış hissetmeyecek miydi? Bilmiyordum ona ilişkin duygularımın güvenilirliği konusunda da bilgim yoktu. Böyle şeyleri biraz bilebilmek için normalin ve olanaklının sınırları içinde yaşamak gerekiyordu.”
Bana karşı olmayan, benden yanadır!
“Kuramsal bakımdan fahişeliğe karşı en ufak bir itirazı yoksa da, kişisel olarak bir fahişeyi ciddiye alabilecek ve ona gerçekten kendisine eşdeğer biri gözüyle bakabilecek biri değildi. “
“Öldüğün zaman ne hangi ulustan olduğun ne de hangi siyasi görüşe bağlı olduğun anlaşılır.”