Gitmek....
İnsan değişmek için gitmez miydi zaten?
Her gidişin bir rengi vardı aslında.Umutla giderse yeşil, mutlulukla giderse pembe, hüzünle giderse sarı, düşüncelerle giderse mavi...
Çünkü mavi derindi.Uçsuz ve bucaksız... Sınırsız!..
İnsan, duygularını yönetebilmeyi, onların altında ezilmeden karar verebilmeyi bilmeliydi.Yoksa her bir duygu kararsız kalan kişiyi kendi hapishanesine davet ederdi.Çözemediği müddetçe ona tutsak yaşamaya mahkûm ederdi.Bunu en iyi yapan da gururdu.Gurur insanın yalnız kalan duygularının daha da derinleştirerek yalnızlaştırmaktan başka neye yarardı ki?