Yaşam bana öğretti ki:
Hayata küsüp köşene çekilince bir şey olmuyor,
gizemli biri gelip sorunları çözmüyor,
Kendine kendin sahip çıkmadıkça,
Katherine Hepburn'un tabiriyle 'Kendi kayığını kendin çekmedikçe' bir yere varamıyorsun,
Her ne sorun varsa,
çözüm de sendedir,
Kendine sahip çık...
Bir an içinde ona karşı yoğun bir şefkat dalgası geçti. Onun bütün yaralarını tam da o dakikada sarmak istedim. Biz kadınlar zaten böyle değil miydik? Acıdan ölürken bile hayat vermek birincil görevimiz arasındaydı. Sanki başkalarını yaşattıkça yaşıyorduk, başkalarını mutlu ettikçe mutlu oluyorduk ve başkalarına var ettikçe var oluyorduk. Sonra elimize kendimize yetecek bir ben kalmıyor ve tükeniyorduk ama bunu dahi çoğumuz idrak edemiyorduk. Oysa biz hepsine katlanabiliyorsak onlar da pekala dayanabilirdi. Zira kimsenin yerine acı çekmemize ihtiyacı yoktu. Çünkü kimsenin adına büyünmüyordu.