"Kabullenmesi en zor şeylerden biri, en çok ihtiyacımız olduğu zaman sevilmemiş olduğumuzdur. Sevilmemiş olmanın acısı berbat bir histir."
"Yok olan kar taneciklerini bir şekilde yakalamak, mutluluğu yakalamak gibi bir şey; anında hiçliğe dönüşüveren bir sahip olma eylemi."
Merhaba, nasılsınız? Bugün Psikolojik gerilim türünde okuduğum ilk kitabın yorumu ile geldim. Önce konusundan bahsedeyim. Alicia Berenson, 33 yaşında, kocasının suratına 5 kez ateş ederek öldürdü. Sonrasında tek kelime bile konuşmadı. Adli psikoterapist Theo Faber, yıllardır kimsenin başaramadığını başarıp Alicia'yı konuşturabileceğinden emin. Ama olur da başarırsa, gerçeği duymak isteyecek mi?
Bu türde okuduğum ilk kitaptı ve çok sevdim. Psikolojik gerilim olduğu için aksiyonu azdı fakat sürükleyiciydi de. Bölümler kısa olduğu için hiç sıkmadı ve okuma isteğimi arttırdı. Kitabı okurken pek çok soru işareti ile karşı karşıya kaldım. Sonu da hiç beklediğim gibi değildi. Büyük şok yaşadım. Terş köşe olmamak imkansız. Herkesten şüphelendim ve yine tahminlerim tutmadı. Bir yandan katil kim diye düşünürken bir yandan da Alicia ve Theo'un çocukluk tramvalarına hüzünlendim. Başarılı bir kurguydu. Ters köşeli son ve psikolojik gerilim okumayı seviyorsanız kesinlikle okumalısınız.
"Her yerde çok fazla acı var ve biz, görmezden geliyoruz. Gerçekte hepimiz korkuyoruz. Birbirimizden ödümüz kopuyor."
Sevgiyle ve kitapla kalın.