Söyledikleri akla yatkın, ama aşkın, mantıkla hiçbir ilgisi yoktu. Bütün o pis işler içinde masum bir şeylere ihtiyaç duydu belki Engin.
Ruhunun derinliklerine itilmiş olsa da iyilik tümüyle ölmemişti. Azize onun simgesi olmuştu belki.
" Bataklıkta açan bir çiçek."
Radyoda neşeli bir İstanbul türküsü,
" Yanıyor mu yeşil köşkün lambası yâr
Hiç bitmiyor şu gönlümün kavgası yâr"
Evgenia elinde tabaklar, ortalıkta dört dönüyordu.
Belki eski kafalı diyeceksiniz ama,
"BİR EVDE KADIN YOKSA, ORASI HİÇBİR ZAMAN YUVA OLMUYORDU GALİBA."