Sabahattin Ali Kürk Mantolu Madonna adlı romanında: “Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince, insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.” der. Ali Şeriati'nin Hacc kitabını okuduktan sonra bu cümlenin manasını daha iyi kavradım sanırım. Bir kitap insanın bütün benliğine nüfuz edebilir mi? Bir kitap insanı uykudan uyandırırcasına sarsıp kendine getirebilir mi? Evet ben tüm bu duygu ve düşünce yoğunluğunu bu kitap ile yaşadım. Ben bu kitabı okumadım bu kitap beni okudu aslında. Kendi benliğim ve gerçekliğim bu kitapla gözlerimin önüne serildi. Sarsıldım ve kendime geldim. Hurafelerle dolu olan ve insanı pasifleştiren, beynine pranga vuran bir dini anlayıştan, insanı özgürleştiren, düşünmeye ve sorgulamaya iten bir din anlayışına geçiş paha biçilemez bir şey. Ali Şeriati'nin keskin zekası, üslubu ve yaşadığımız dünyayı algılama yeteneği emsalsiz . Saygıyla ve rahmetle anıyorum.