İskender Pala’nın muhtemelen tüm romanlarını okumuşumdur.
Bülbülün Kırk Şarkısı’nı hayatının en güzel çabası olarak yorumlamıştır kendisi. Gerçekten de okurken insan mest oluyor, bitmesini istemiyor romanın. Ama maalesef bu romanından sonraki tüm romanları sıradanlığı aşamadı.
İtiraf kitabı da bu çizgide bir roman. İnsan eline bir İskender Pala romanı aldığında, kitabın kapağına bakmadan, herhangi bir sayfayı çevirip iki üç cümle okuduktan sonra kitabın müellifinin İskender Pala olduğunu bilmek ister. Bu romanı sonuna kadar okuduğum halde İskender Pala Romanı hazzını yaşamadım.