Beklediğimden farklı bir kitaptı . İç deneyimlerini de fazlaca sunan bir karakter var bazen durup düşündürüyor. Ben bu kitabı askerde okudum o yüzden bol bol düşünme fırsatım oldu :)
Baykurt, bu eserinde sadece bir öğretmenin mücadelesini değil; cehalet, çıkar ilişkileri ve baskı düzeniyle yüzleşen bir toplum yapısını da gözler önüne serer. Anlatımın sade oluşu, hikâyenin etkisini daha da artırır. Okurken, doğruları söylemenin bedelini ama aynı zamanda değerini de derinden hissederiz.
Bana göre Onuncu Köy, hakikatin peşinden gitmenin kolay olmadığını fakat insanın onurunu koruması için vazgeçilmez olduğunu anlatan güçlü bir romandır.
Jules Payot’nun İrade Terbiyesi kitabı, benim için sadece bir kişisel gelişim eseri değil; aynı zamanda insanın kendi iç dünyasıyla yüzleşmesini sağlayan bir rehber oldu. Jules Payot, iradenin doğuştan güçlü gelmediğini; aksine disiplin, sabır ve bilinçli alışkanlıklarla inşa edildiğini çok net bir şekilde ortaya koyuyor.
Kitapta en çok dikkatimi çeken nokta, başarının anlık motivasyonla değil süreklilikle mümkün olduğu vurgusu oldu. Günlük küçük disiplinlerin zamanla karakteri şekillendirdiğini anlatması, kendi hayatımı sorgulamama neden oldu. Özellikle dikkat dağınıklığının bu kadar yaygın olduğu bir çağda, iradeyi eğitmenin ne kadar hayati olduğunu daha iyi anladım.
Benim için bu kitap, heveslerin peşinden gitmek yerine prensiplerle yaşamanın önemini hatırlatan bir eser. İrade terbiyesinin aslında insanın kendine verdiği bir söz olduğunu düşünüyorum. Bu yönüyle kitap, sade ama derin bir etki bırakıyor.