Cemiley

Cemiley
@Reshekimi
Okumakla birlikte büyüme peşinde, değişimin kaçınılmazlığının farkındalığında, bu hayatında şimdilerde varoluşunun sebebini aramakta... ॐ ℏ “Düşle karılmayan gerçek, gerçek değildir.”
Kapitalist toplum bir yandan politik özgürlük ilkesi, diğer yandan tüm ekonomik ve toplumsal ilişkileri pazarın düzenlediği bir temel üzerinde yükselmektedir. Meta pazarı, malların hangi koşullarda alınıp satılabileceğini belirler, emek pazarı ise emeğin alınıp satılmasını düzenler. Yararlı şeyler ve yararlı insan enerjisi ile hüneri beraberce, zora başvurmaksızın, dolandırıcılık yapılmadan pazar koşulları altında alınıp satılacak mallara dönüşürler. Ayakkabılar yararlı ve gerekli olabilir ama pazarda talep edilmiyorsa hiçbir ekonomik (değişim) değeri yoktur. İnsan güç ve hünerine de var olan piyasa koşulları altında talep yoksa değişim değerleri de yoktur. Sermaye sahipleri işgücünü satın alıp yatırdıkları sermayenin kârlılığı için çalışmasını buyurabilirler. Emek sahipleri ise güç ve hünerlerini var olan piyasa koşulları altında sermaye sahibine satmak durumundadırlar, aksi halde açlıktan ölürler. Bu ekonomik yapı değerlerin hiyerarşisini yansıtır. Sermaye emeğe buyurur, sonunda cansız, ruhsuz şeyler yaşayan emekten, insanoğlunun gücünden daha değerli hale gelir.
Sayfa 103 - Say Yayınları·Kitabı okuyor
Reklam
Nevrozlu gelişmeye yol açan nedenlerden biri, erkek çocuğun onu seven fakat aşırı yumuşak ya da hükmedici bir anneye, zayıf ve ilgisiz bir babaya sahip olmasıdır. Bu durumda çocuk anaya olan ilk bağımlılığında takılır kalır ve anneye dayalı bir kişi olarak gelişir, çaresizlik hisseder, almak, bakılmak, korunmak gibi alıcı insan özellikleri gösterir. Disiplin, bağımsızlık ve kendi yaşamına sahip olma gibi babalık niteliklerinden yoksundur. Her önüne çıkandan, bazen kadınlar, bazen güçlü ve otoriter erkekler arasından kendine bir "anne" bulmaya çalışır. Bunun karşısında, eğer anne soğuk, ilgisiz ve hükmedici bir yapıya sahipse, çocuk ya anneye sığınma gereksinimini babaya ya da baba yerine koyabileceği kişilere yöneltir -burada da sonuç ilkinin aynıdır- veya tek yanlı baba yönelimli bir kişi olarak gelişir. Tümüyle yasaya, düzene ve otoriteye bağlı bir kişi olur ve koşulsuz sevgi alma ya da umma yetileri güdük kalır. Böylesi gelişme, eğer baba otoriter ve oğluna çok bağlı ise daha da şiddetli olur. Tüm bu nevrozlu gelişmelerin ortak özelliği, annelik ya da babalık unsurlarından birinin gelişmemesi ya da anne ve babanın rollerinin hem kişinin kendi içinde hem de dış dünya ile olan ilişkilerinde birbirine girip karmakarışık hale gelmesidir.
Sayfa 65 - Say Yayınları·Kitabı okuyor
Sevgi
Sevgi Kuramı
Sevmek bir eylemdir; edilgen bir duygu değil. Bir şeyin "içinde olmaktır", bir şeye "kapılmak" değil. En genel biçimiyle sevmenin etken yapısı, sevmenin almak değil öncelikle vermek olduğu biçiminde tanımlanabilir.
Sayfa 43 - Say Yayınları·Kitabı okuyor
Sevgi

Cemiley

, bir kitabı okumaya başladı
Erich Fromm
8.4/10 · 7,8bin okunma