Ve biz
omuz vererek
uçsuz bucaksız göksel köprülere,
kaldıraçlarla ve halatlarla indireceğiz
o mutlu cenneti
yeryüzüne,
yani bunca kederle bunalmış,
al kanlara bulanmış
yeryüzüne.
...
Kimsenin erişemeyeceği demirden bir şato
diktim yukarlardaki parlak mavi göğe
ve orada yüreğimin fırtınalarını uyuttum,
yatırdım geleceğe dönük kederimi dinlenmeye.