Rsl.gnş

Rsl.gnş
@Resul_gunes
Kim bilir... Belki uzak bir günde, büsbütün başka insanlar olarak, tekrar karşılaşırız.
edebîyat
Grenoble
65 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·464 syf.··
2020 6. kitabı
Bu kitap, bir insanın hayatını tek bir cümleyle değiştirebileceğinin kanıtı. Sydney Carton diye biri var: Sarhoş, yeteneksiz, kendine acır, kimsenin dönüp bakmadığı bir adam. Ama sevdiği kadın mutlu olsun diye sessizce giyotine yürür ve orada şöyle der: “Yaptığım şey, hayatımda yaptığım en güzel, en iyi şey…” O an anlarsınız ki bazı insanlar bütün ömrünü bir tek cümlelik iyilik için yaşar. Kitap boyunca kan, öfke, devrim, giyotin var… Ama en çok aşk var. Karşılıksız, gösterişsiz, sessiz bir aşk. Dickens sanki şunu fısıldıyor: “İnsan en karanlık zamanda bile bir başkasını kurtarmak için kendini verebiliyorsa, hâlâ umut var.” Okuyunca uzun uzun susuyorsunuz. Sonra bir cümle kalıyor içinizde: “Ben gidiyorum, ama onun gözlerinde yeniden doğacağım.” Okuyun. Bir gün birine sessizce iyilik yapmak isterseniz, Sydney Carton’u hatırlayın.
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Can Yayınları · 202376,4bin okunma
Puan vermedi·168 syf.··
Beğendi
·
2025 16. kitabı
Bu kitap Türkiye’de o kadar çok sevildi, o kadar çok alıntılandı ki, bazen gerçek gücünün üstü örtülüyor. Oysa Kürk Mantolu Madonna, dünyanın herhangi bir yerinde yazılmış olsa bugün de başyapıt olarak okunurdu. Kısa bir roman (160-170 sayfa) olmasına rağmen, insanın ömrüne sığmayacak kadar derin bir aşk ve yalnızlık hikayesi anlatıyor. Neden 10/10? Raif Efendi’nin sıradanlığı aslında çok sıradışı Hayatının büyük kısmını “hiçbir şey yapmadan, kimse tarafından fark edilmeden” geçirmiş, içine kapanık, silik bir banka memuru… Ama bir zamanlar Berlin’de Maria Puder’le yaşadığı 80 günlük aşk, onun bütün hayatını açıklamaya yetiyor. Sabahattin Ali bize şunu gösteriyor: En sessiz, en “sönük” görünen insanın içinde bile yanardağlar patlayabilir.
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025375,7bin okunma
Puan vermedi·687 syf.··
2020 7. kitabı
Suç ve Ceza, edebiyat tarihinin en büyük birkaç romanından biri olmanın ötesinde, insan ruhunun en karanlık ve en aydınlık köşelerini aynı anda aydınlatan bir projektör gibidir. Raskolnikov’un “olağanüstü insan” teorisiyle işlediği cinayet, aslında bir fikir deneyidir: “Napolyon gibi insanlar kanunların üstündeyse, ben de üstünde olabilir miyim?” Dostoyevski bu soruyu öyle acımasız bir gerçekçilikle sorar ki, okurken kendi ahlak sınırlarınızı tekrar tekrar test edersiniz. Kitap boyunca “Acaba ben de böyle bir fikir uğruna cinayet işleyebilir miydim?” sorusu peşinizi bırakmaz. İşte bu yüzden Suç ve Ceza sadece bir polisiye ya da psikolojik roman değil, aynı zamanda felsefi bir ayna.
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025193,9bin okunma