Katre-i Vefa

Katre-i Vefa
@Revaa
Bazen insanoğlu hayatın bu koşturmasından bunalıyor, durup bir nefes almak istiyor ve o nefes alırken her şeyin kaçacağından korkuyor ama o koştururken hayatın ellerinden kaçıp gittiğinin farkına varmıyor. İşte böyle anlarda akışına bırakmak gerekiyor. Her şeyi...  Zamanı yakalamaktan vazgeçip zamanı yaşamayı bilmeliyiz... Anı yasamaniz ümidiyle..
Reklam
KÖRLERİN FİLİ TARİFLERİ
Altı tane kör adamı bir filin yanına getirirler. Her birisini filin farklı bir yerine götürürler ve onlardan, elleriyle fili tutmalarını isterler. Sonra da, tuttukları bu şeyin “neye benzediğini” tarif etmelerini söylerler. Körlerden bir tanesi, filin kuyruğunu tutmuştur ve şöyle söyler: “Fil bir halata benziyor.” Bir diğeri, filin hortumunu tutmuştur ve şöyle söyler: “Fil, iri bir yılana benziyor.” Üçüncüsü, filin dişlerini tutmuştur ve şunları söyler: “Fil, bir mızrağa benziyor.” Dördüncü kör, filin gövdesini tutmuştur, o da şunu söyler: “Fil, bir duvara benziyor.” Beşinci kör, filin kulağını tutmuştur ve şöyle söyler: “Fil, büyük bir yelpazeye benziyor.” Altıncı kör ise, filin bacağını tutmuştur ve şunları söyler: “Fil, bir ağaca benziyor.” Hepsi, filin farklı bir özelliğini dile getirmişler. Zihinlerinde filin bütünsel bir resmi olmadığı için, elleriyle deneyimledikleri şeyin “ne olduğu” konusunda hiçbir fikirleri bulunmuyormuş.
FARKINDA MIYIZ???? Mallarımız arttı, keyfimiz azaldı. Daha büyük evlerde, ama daha küçük ailelerle yaşıyoruz. Konforumuz arttı, ama zamanımız daraldı. Diplomamız bol, ama sağduyumuz az. Uzmanlıklar arttı ama problemler çoğaldı. İlaçlar çoğaldı, hastalıklar arttı. Çok para harcıyoruz, ama az gülüyoruz. Akşam geç geliyoruz, sabah yorgun kalkıyoruz. Az kitap okuyor, çok televizyon izliyoruz. Çok konuşuyor ama az gönül veriyor ve bol yalan söylüyoruz. Para kazanmayı öğrendik, ama yuva kurmayı beceremedik. Aya kadar gidip dönmeyi biliyoruz, ama komşumuza uğramak için karşı sokağa geçmiyoruz. Uzaya ulaştık ama kendi iç derinliklerimizden habersiziz. Havayı temizledik ama ruhları kirlettik.
Bana kötülük yapan herkese teşekkür etmek istiyorum. Sizin yaptığınız kötülükler sayesinde daha iyi bir insan oldum ben. Sizler bana kötülük değil iyilik yaptınız. Aslında bütün kötülükleri kendinize yaptınız, bana bir şey olmadı. Yaptığınız her şey bana birer ders oldu, tecrübe oldu, kazandım. Herkes kendisine yakışanı yapar, ben kendime yakıştırdığım gibi iyi bir insan olarak yaşıyorum. Sizler gibi olmayışıma şükrediyorum. Kaliteli bir insan olmak zordur, siz bilmezsiniz. Siz vurdukça ben acıya dayanmayı öğrendim, sabır nedir öğrendim. Siz ağlattıkça ben inadına gülümsedim. Siz ittikçe ben düştüm ama sonunda hep derin bir nefes aldım gözyaşımı sildim ve ayağa kalktım, hiç yerlerde sürünmedim. Siz gibi “insancıklar” sayesinde ben affetmeyi öğrendim, affedecek kadar olgun olmayı öğrendim. Aptallık değil, büyüklük bu. Sizin gibi kötü insanlar olmasaydı iyiliğin değeri bilinmezdi. İyi ki varsınız. İyi ki bütün o zor günlerimi yaşattınız bana. Dağ gibi dururum karşınızda şimdi. Siz bana kötülük yaptıkça ben iyiliğe aşık oldum. Sizin sayenizde daha güçlü ve daha inançlı bir insan oldum, daha fazla şükrettim. Ben dua ederken sizleri bile kattım o dualara çünkü kötülük bana göre değil, intikam gibi basit oyunlar tarzım değil. Beddua etmek benlik değil. Siz bana kötülük yaptıkça ben sizin gibi olmayışıma sevindim, size benzemediğim için mutluluk duydum. Mutsuzluğun içinde mutluluk yarattım kendime. Bizim gibi insanlar o kötülüğün içindeki iyiliği bile bulup çıkartır. Siz benim arkamdan alay ederken ben iyi bir insan olmakla meşguldüm. Benim düşman kazanacak vaktim yok. Ben gösteriş olsun diye yapmıyorum iyiliği, kendimi övebilmek için yapmıyorum. İnsan olduğum için yapıyorum. Belki kötü değilsiniz ama kötülük yapmaya alışmışsınız, ayağınızla kenarı itmek cazip geliyor
""Pişman olacağınız şeyleri yapıyorsunuz...Yapın bakalım""..😏
Reklam