kitaplar içinde yüzüyor,katreleşmiş kelimeler içinde nefes alıyorum.kaç katre bir umman eder? ömrümün sonunda bileceğim ancak..
oldu ki kitaplar vardırdı beni ummana..karaya çıkmak isteyen kim?..
O gün öyle ağlamıştı ki pür dikkat onu dinleyen duvarlar,taşlar, ağaçlar,yapraklar hatta kanatlarını çırparak uçan kuşlar ve bulut bile onun hüznüne ağlamıştı.
Ah demişti, ah.. şu taşların dili olsa dile gelse.
Her kim görse onu, akardı hüznüne.
Her kim ona baksa, çâresiz hissederdi.
Her kim otursa onunla, dalardı onunla bu gam denizine..
O gün öyle ağlamıştı ki, içi çıkacak sanmıştı,
Sanki içini kusacak,sanki gamı ağzından yerlere akacaktı.
O gün öyle ağlamıştı ki, kendi göz yaşlarına bakıp kendine acımıştı.
Dert yakan sesini kulaklarından bir daha duyuyor, duyduğu sese de bir daha ağlıyordu.
İnsanın kendisine ağlaması nedir bilir misin?
Çaresiz olmak, nedir, bilir misin..
Burada bir adımlık yol yürürsen mezarda koca bir alemi yürümene lüzum kalmaz.
Burada bir adımlık yol yürüyeni öbür alemde yüzlerce cihan mesafe kat etmiş gibi görmek gerek .