İnanamıyorum hissetmediğine.
Çünkü bir insan, sırf vakit geçirmek için el tutmaz böyle.
Bir insan, dudağıyla susarken kalbiyle bu kadar konuşamaz.
Ben duydum o sessizliği.
Ben hissettim.
Teninde değil, sözünde değil, gözlerinin içinde bir yerlerde…
İçimde bir his var.
Belki de umut değil bu,
Belki sadece yarım kalan şeylerin dönüp dolaşıp seni bulma hali.
Belki bir gün, bir sokakta ya da bir bakışta,
İkimizin de gözlerinde aynı cümle yanıp sönecek:
“Keşke daha cesur olsaydık…”
İçimde söylemek istediğim çok şey var sanki. Çok büyük şeyler. Bunları ifade etmenin yolunu bulamıyorum. Bazen bana öyle geliyor ki bütün dünya, bütün hayat, her şey içimde duruyor ve sözcüsü olmam için feryat ediyor. Hissediyorum. Ama anlatamıyorum.