Bazı kırlarda gezerken görülür nefretle;
bir çukur yerde birikmiş, kokuşmuş bir su,
solucanlarla, sülüklerle, yılanlarla dolu.
Adacıklar gibi üzerinde yüzen böcek bulutları,
sazların gölgesinde sayısız, isimsiz
kaynaşan kokuşmuş kalabalık, acı bir korkuyla
titretir kalbi, fakat kurtulamaz gözleriniz
bakmaktan o zehir bulaşmış aynaya yine,
sizi bir cazibe almış gibidir pençesine.
Ruhunuzdan ne kadar gelsede nefret seslenişi
oradan ayrılamaz dikkatiniz bir müddet,
oradan dönmeğe kuvvet bulamaz gözleriniz...
işte varlık cehennemi, işte o karanlık, o batak:
insanın işte, ümid dolu heves dolu, kendinden geçmiş