Rıdvan Engin

Rıdvan Engin
@Ridvan196
Akademisyen
Doktora
Çanakkale
7 okur puanı
Aralık 2023 tarihinde katıldı
Tanzimat ve Avrupa sermayesi üzerine..
Tanzimat şark meselesinin iktisadi devresinde, Avrupa'nın Devlet-i Osmaniye aleyhine kullandığı en öldürücü silah olmuştur... Tam ve kesin başarı halinde şarkın ahalisi Avrupalıların kul ve kölesi olacaktır; Avrupa, şarkı, şark-ı İslamiyi, ruhsuz bir ceset haline getirecek, istediği gibi kullanacaktı. Bağımsız geçim araçları olmayan insanlar, rızıkları dağıtan kimselerin her türlü emellerine ve düşüncelerine itaat etmeye mecburdurlar. Aç insanlar, yumuşak hamur gibi istenilen şekil ve kıyafete sokulabilir... Şark meselesinin iktisadi safhasında, Avrupa şarkı, tam canını alacak noktasından, midesinden yakalamıştı.
Reklam
Halkın ağzında şöyle bir fıkra vardır: Bir dervişe "nereden geliyorsun" demişler. "Kar rahmetinden geliyorum" demiş. "O ne diyardır" demişler. "Soğuktan ere zulüm olan Erzurum'dur" demiş. "Orada yaz olduğuna rast geldin mi" demişler. "Vallahi, 11 ay 29 gün sakin oldum. Halk hep yaz gelecek dediler. Ben göremedim" demiş.
"Güzelliği ve hoşluğu bakımından yeryüzünde böyle bir insan işi yapılmamıştır. Yeşil Cami diye adlandırılmasına sebep kubbelerinin ve minaresi tacının yeşil ve sırlı çini ile örtülü olup güneş ışığı altında zümrüt gibi parlamasıdır... Bu caminin benzeri Bursa'da olmadığı gibi seyyahlar 'başka ülkelerde de böyle bir Tanrı evi görmedik' diyorlar vesselam."
Sayfa 111·Kitabı okudu
"Eğer bir toplum hakarete uğramış, tehdit altında veya mağdur olduğunu her düşündüğünde kaba kuvvete başvurma hakkını kendinde bulursa, bütün yeryüzü kanlı bir ormana döner. "
Sayfa 280·Kitabı okudu
"Eski Yunanlar, tanrılar mahvolmasını istediklerini kibirli yapar, derlerdi. Duygularına alegorik tanrısal varlıklarla temsil edildiği mitolojilerde, kibre Hübris denirdi. Statü, servet, güç, yetenek hatta kutsal özellikler bakımından benzerlerinin üstüne çıkmayı başaran bütün insanlar er ya da geç bu baştan çıkarıcı eğilimle tanışır. Ve ona direnmeyi bilenlerin sayısı çok azdır. Bu, bireyler için olduğu kadar insan toplulukları ve bilhassa uluslar için de geçerlidir."
Sayfa 249·Kitabı okudu
Reklam