Atatürk inkılaplarından olarak dili Türkçeleştirmek adı altında Arapça ve Farsça kelimelerin tasfiyesine başlanmış, bunların yerine Türkçe karşılığı bulunan kelimeler kullanılmış, bunun yetersiz kaldığı hallerde adına "uydurukça dil" denilen bir dil ortaya çıkmıştı.Atatürk döneminde uydurukçanın zararları görülmüş, herkes birbirini anlamaz hale gelince Atatürk, "Birbirimizi anlayamaz hale geldik" diyerek uydurukça uygulamasına büyük ölçüde son vermişti.
İnönü döneminde Atatürk'ün dil inkılabını esas alan "Güneş dil teorisi" ile tarih inkılabını esas alan "Bütün milletlere Türk milletinin kaynaklık ettiği" tezleri tamamen terk edildi .Dilde adına aşırılık denilen uydurukçaya yeniden dönüldü. Bunun simgesi İnönü'nün dil danışmanı ve Türk dil kurumu üyesi yazar Nurullah Ataç oldu.O İnönü'nün İnönü de onun mutisi idi."Yaşadığımız koşullar altında devrim düzenini en iyi koruyabilenin İsmet İnönü olduğuna inanmıştı.Bu yüzden İnönü'ye sonsuz saygı duyguları ile bağlıydı.İnönü ne yaparsa iyi yapardı.Bir davranışını bir kararını olsun yanında tenkit ettiğini hatırlamıyorum."
İnönü döneminin ünlü gazetecilerinden Yalman, "...Lisan devamlılığını körleten, zevk ve ahengini baltalayan uydurma dil hareketi ile çarpıştık" şeklinde yazar.Yine ona göre, "Dilde akılcı ve normalleşme dönemine 1 Aralık 1949'da Ankara'da yapılan Altıncı Dil Kurultayı'nda alınacak kararlarla dönülecektir."