Rim

Rim
" Gülme, ağlama, nefret etme, sadece anla ". {B. Spinoza}
179 okur puanı
Ağustos 2022 tarihinde katıldı
Anayasa dilinin değiştirilmesi
"Milli Şef döneminde uydurukça dil kullanılmasının bir simgesi de 1924 Anayasası'nın 10 Ocak 1945'te uydurukça dille yeniden yazılması oldu.Demokrat Parti iktidara gelince Anayasayı uydurukça dilden kurtararak 1924 Atatürk Anayasası'nın diline dönecektir."
Sayfa 65
Tarih
Halide Edip Adıvar'dan
"Atatürk'ün vefatından sonra Dil İnkılabının ilk yıllardaki lisanımızı köstekleyici vaziyeti tekrar eder gibi olmuştu.Fakat Türk diline asıl serbest inkişaf (gelişme) edebilmek imkanını veren hareket Demokrat Parti'nin eski anayasayı iadesi olmuştur."
Sayfa 64
Tarih
Ordinaryüs Ali Fuad Başgil'den
Milli Şef İnönü, Başgil'in basında çıkan ve hükümetin yanlış dil politikasını tenkit eden yazılarından hiç hoşlanmamış.İnönü döneminde Gümrük ve Tekel Bakanı olan Suat Hayri Ürgüplü Başgil'e anlatmış.İnönü Çankaya'da Bakanlar Kurulu toplantısında Başgil'in tenkitçi yazılarından dolayı Hasan Ali Yücel'i azarlamış.Şunları söylemiş : "-Vekil Beyefendi, Türk dilini modernleştirmek için yaptığımız gayretleri sert bir dille tenkit etmek cesaretini kendinde bulan İstanbul Üniversitesi'nden bir profesörün yazdığı makaleleri gördünüz mü ? - Evet sayın Reisicumhurum, küstahlığa varan bir cesaret numunesi.Zaten o makaleleri yazanı tanırım, siyasi ihtirasla dolu bir adamdır."
Sayfa 64
Tarih
Ali Fuat Başgil,Türkçe Meselesi kitabında der ki:
"Mektep,kanun, mahkeme ve her çeşit resmiyet yoluyla zorla tutturulmaya çalışılan uydurma dil daha şimdiden nesiller arasında korkunç bir ayrılık yaratmıştır ve milletin manevi bünyesinde
Sayfa 63
Tarih
Atatürk inkılaplarından olarak dili Türkçeleştirmek adı altında Arapça ve Farsça kelimelerin tasfiyesine başlanmış, bunların yerine Türkçe karşılığı bulunan kelimeler kullanılmış, bunun yetersiz kaldığı hallerde adına "uydurukça dil" denilen bir dil ortaya çıkmıştı.Atatürk döneminde uydurukçanın zararları görülmüş, herkes birbirini anlamaz hale gelince Atatürk, "Birbirimizi anlayamaz hale geldik" diyerek uydurukça uygulamasına büyük ölçüde son vermişti. İnönü döneminde Atatürk'ün dil inkılabını esas alan "Güneş dil teorisi" ile tarih inkılabını esas alan "Bütün milletlere Türk milletinin kaynaklık ettiği" tezleri tamamen terk edildi .Dilde adına aşırılık denilen uydurukçaya yeniden dönüldü. Bunun simgesi İnönü'nün dil danışmanı ve Türk dil kurumu üyesi yazar Nurullah Ataç oldu.O İnönü'nün İnönü de onun mutisi idi."Yaşadığımız koşullar altında devrim düzenini en iyi koruyabilenin İsmet İnönü olduğuna inanmıştı.Bu yüzden İnönü'ye sonsuz saygı duyguları ile bağlıydı.İnönü ne yaparsa iyi yapardı.Bir davranışını bir kararını olsun yanında tenkit ettiğini hatırlamıyorum." İnönü döneminin ünlü gazetecilerinden Yalman, "...Lisan devamlılığını körleten, zevk ve ahengini baltalayan uydurma dil hareketi ile çarpıştık" şeklinde yazar.Yine ona göre, "Dilde akılcı ve normalleşme dönemine 1 Aralık 1949'da Ankara'da yapılan Altıncı Dil Kurultayı'nda alınacak kararlarla dönülecektir."
Sayfa 62
Tarih